1950’lerin başına kadar, Gordion’da sadece Körte Kardeşler’in kazıları (1900) sırasında bulunan Erken Frig yazıtları (G-101’den G-103’e kadar) biliniyordu. Bunlardan biri Yunanca olarak yanlış tanımlanmıştı. Fakat, 1950’lerin başında Rodney S. Young’un başkanlığındaki Amerikan kazıları, Gordion’un nadir epigrafik zenginliğini gözler önüne serdi. Kazı raporlarındaki yazıtlar hakkındaki ön değerlendirmelerden sonra (özellikle American Journal of Archaeology’deki), 1969’da Hesperia’daki bir makalesinde Young genel bir araştırma yayınladı.

Bugüne kadar bulunan tüm yazıtlar C.Brixhe ve M.Lejeune tarafından yayınlanmıştır. Taş üzerine 11 yazıtı ve seramik vazolar başta olmak üzere 245 grafitisi ile Gordion hala Erken Frig epigrafyası için en zengin yerleşim alanıdır.

G-136 Yazıtı

Su mermerinden yapılmış şahin üzerinde yazıt “tadoy iman bag(?)un”: tadoy ile bir ithaf, yönelme halinde (-e hali) olması alıcıya işaret eder ve “iman” ithaf edene işaret eder (?).

G-104 Yazıtı

MÖ 9. yüzyılın sonuna ya da MÖ erken 8. yüzyıla tarihlenen Frig belgelerinin en eskilerinden biridir. Sadece Gordion’da erken Frig epigrafyasının tüm tarihsel gelişimi gözlenebilir. MÖ 4. yüzyılda İskender’in ordusunun varışıyla bu gelenek son bulmuştur. Fakat, her şeyden öte dikkate değer olan başlangıcıdır; çünkü şüphesiz alfabenin tarihi açısından oldukça büyük bir önemi vardır.

Frig alfabesi Arkaik Yunan alfabelerine benzer ve aslında Yunancadan türemiş olabilir. Fakat, eğer Gordion’daki Erken Frig tahribatının yeniden tarihlendirmesi takip edilirse, Gordion’daki en eski grafiti (G-104, G-237 ve G-249) MÖ. 9. yüzyılın sonu/8. yüzyılın başlangıcına tarihlendirilir: Eğer Latium’daki bir mezarda bulunan beş graffito harf bir kenara bırakılırsa (ki bilinmeyen bir alfabe ve zamana-muhtemelen 8. yy.’ın ilk çeyreğine- aittirler, bakınız: Bulletin Epigraphique 1997,715 ve 1998,602), Gordion’daki grafitti en eski Yunan yazıtlarından yarım yüzyıldan fazla bir süreyle daha erkendir.

Bu gözlem, Frig alfabesini ilk kullananların kimliği sorununu, Hint-Avrupa dillerine bağlar. Yunan ve Frig alfabesi arasındaki bu tarihi bağlantı, başka kanıtların yanı sıra iki alfabede de görülen doğrusal şekildeki iota (I) tarafından da doğrulanır. Öyleyse günümüzde geçerli olan görüşü tersine çevirip Yunan alfabesini Frig alfabesine bağlı mı görmeliyiz? Bu bir zorunluluk değil. Fakat birkaç belirti bize bu adaptasyonun iki veya üç yönde Frigler’in katkısını önermemize izin verir.

Ayrıca yukarıda bahsi geçen Gordion’daki üç grafiti, MÖ 9. yüzyıl sonunda/8. yüzyılın başında, Greko-Frig alfabesinin, yapısal ve biçimsel olarak Semitik modelinden tamamen bağımsız ve uzun bir tarihe sahip olduğunu gösterir. Bu bizi alınan ve uyarlanan yazının önemli derecede önceye (MÖ. 10.yy.’a değilse 9.yy.’ın başına) yerleştirilmesine teşvik eder. Tüm bu konulara ilişkin olarak, bakınız: Brixhe 2004.

G-02 Yazıtı

Yazıtlar kireçtaşına soldan sağa doğru yazılmıştır, ya da boustrophedon (bir taraftan diğerine birbirini aralıksız izleyen satırlar) halinde yazılmıştır. Yönünün kesin olarak bilindiği diğer grafitilerin 2/3’si soldan sağa, 1/3’i ise sağdan sola yazılmıştır. G-02 yazıtı hariç, tüm yazıtlar parçalar halindedir.

G-125 Yazıtı

Seramik vazo üzerine yazılmış “eneparkes” fiili (Latince scripsit: ‘bunu yazdı’?).

Belli grafitiler kelimeleri ya da bir bileşik fiili (G-125’te olduğu gibi) ya da bileşik olmayan bir fiili (G-136’da olduğu gibi) ortaya koyar. Gördüğümüz üzere grafittiler kanıtlarımızın çoğunluğunu oluşturmaktadır, fakat çoğu kez hasar görmüş haldedirler (yüzeyin ufanırlığından dolayı) ve tam olanların da neredeyse hepsi çok kısadır. Kişi isimlerinden oluşanlar şüphesiz sahibinin ismini taşıyan parçalardır. Yine de, bu yazıt gibi hala çözülme aşamasında olan yazıtlar Frig dilini anlamada önemli bir katkıda bulunurlar. Yukarıdaki örneklerden de anlaşılacağı gibi, bu belgelerin manasını daha kesin bir şekilde anladığımız zaman bu katkı daha da değerli olacaktır.

G-286 Yazıtı

Voines isimli graffito.

Kişi isimlerinin çoğunluğu sebebiyle, Gordion epigrafyası Frig onomastiği hakkında mükemmel bir genel bilgi sağlar. Birçok ismin Frigçe olması şaşırtıcı değildir: Örnek olarak Benagonos (G-116), Agipeia (G-135), Voine (s)(G-129, G-228, G-286; ayrıca bakınız Voineios isminin türemiş formu olan G-145) ya da Daguvas (G-293) gösterilebilir.

Fakat, bunlar en yaygın görülen isimler değildir. Hatta, Hititlerden Greko-Roma dönemlerine kadar Anadolu’nun diğer tüm toplumları gibi Friglerde de Ata, Baba, Nana, Nina vb. bilindik formlara bir eğilim vardı.

G-229 Yazıtı

Mamutas insan ismiyle başlayan ve onunla kafiyeli iki formülden oluşan graffito.

2. yüzyılda Hitit kontrolü veya etkisi altında olan Gordion gibi bir yerde, Mamutas gibi Hitit-Luvi isimlerinin bulunması şaşırtıcı değildir.

Midas isminin de kraliyet ailesine özgü olmadığı halka ait bir hanede bir seramik üzerinde bulunmuş olmasından anlaşılır.

G-183 Yazıtı

İsimlerle ilgili bileşik formül?

Genelde onomastik formüller sadece kişinin ismiyle sınırlandırılmıştır. Belli bazı durumlarda, bileşik olarak da oluşturulabilirler. G-183’te olduğu gibi. Bu yazıtta Imeneia ve Tiveia, diametrik olarak bir kabın ayak kısmında karşılıklı yerleştirilmiştir. “X, Y’nin oğlu veya kızı” şeklinde anne/babayı referans alarak kişiyle olan ilişkisini gösteren bir sıfattır, fakat hangisinin anne/baba ya da çocuk olduğunu bilemiyoruz.

Early Phrygian Inscriptions from Gordion
digitalGordion


Bağlantılar

Old Phrygian Inscriptions from Gordion: Toward a History of the Phrygian Alphabet
The Old Phrygian word for “feet”: new readings in the “podas”- inscription (G-02)
The Art of Writing at Gordion