Yalburt anıtı, Konya’nın Ilgın ilçesinin 23 km. kuzeybatısındaki Yalburt olarak bilinen çayırlık bir alandadır. 1970 yılında bir buldozer tarafından tepenin yamacı düzenlenirken tesadüfen bulunmuş ve aynı tarihte Anadolu Medeniyetleri Müzesi Müdürü Raci Temizer tarafından kazılmıştır.

Üzerinde hiyeroglif yazılar bulunan 20 taş bloktan oluşturulmuş, 13 metreye 8 metre boyutlarında dikdörtgen şeklinde bir havuzdur. İçe bakan yüzeyleri Luvice bir yazıt ile işlenmiş bloklar havuzun 3 kenarını (güney, batı ve kuzey) oluşturur. 4. kenarın (doğu), zamanında benzer bloklara sahip olup olmadığı belli değildir. Yazıtın ilk bloğunda Kral Tuthaliya adı, kanatlı güneş simgesi ile birlikte açıkça görülmektedir. Blokların çoğu aynı yerde geç devirlerde inşa edilmiş yapılarda kullanılmış olarak bulunmuştur. Blokların şu anki restore edilmiş sırası tamamen doğru değildir ve bir miktar bloğun da eksik olduğu anlaşılmaktadır. Poetto ve Hawkins’in incelemelerine göre 1., 16. ve 10. bloklar çok büyük ihtimalle yazıtın ilk üç bloğudur ancak kalan bloklar için kesin bir şey söylenemez. Yazıt, (IV.) Tuthaliya‘nın savaşlarından ve başarılarından bahsetmektedir. Anıt, büyük ihtimalle Hititlerin diğer su anıtlarına (örneğin Eflatunpınar) benzer şekilde bir havuz veya su rezervuarı olarak yapılmış olmalıdır.

Hitit Anıtları – Yalburt Havuzu Yazıtı
Tayfun Bilgin

 

Tunç Çağı, soğuk sular ve Anadolu peyzajı Ilgın Ovası’nın kuzeyinde Gavur Dağı’nın eteklerine kurulmuş olan Yalburt Yaylası’nın hemen yukarısında Kocakuyu denilen, suyu tatlı mı tatlı ve buz gibi bir kuyu bulunurmuş. Ne kadar çekersen çek, suyu hiç eksilmezmiş. Böyle anlatıyor Yalburt Yaylası’nın vefakâr sakinleri…

1970 yılının Eylül ayında bu zengin kaynağın sularını borularla çevre köylere götürmek için Yol Su Elektrik İşleri Genel Müdürlüğü’nün yaptığı sondaj ve kanal çalışmalarında hiyeroglif yazıtlı kesme taş bloklara rastlanınca kazı durdurulur, Ankara’dan Anadolu Medeniyetleri Müzesi arkeologları arkeolojik tespit yapmak için davet edilir. Raci Temizer başkanlığında Yalburt’a gelen ve 1970-1975 yılları arasında burada zor şartlarda arkeolojik kazı, belgeleme ve mimari restorasyon çalışmalarını gerçekleştiren ekibin içinde Türkiye arkeolojisinin önemli isimleri vardır: Mahmut Akok, Aliye Öztan, Levent Zoroğlu ve Kemal Balkan… Burada tespit edilip ortaya çıkarılan ve onarılarak yeniden kurulumu (rekonstrüksiyon) gerçekleştirilen mimari anıt, daha sonradan anlaşıldığı üzere, Hitit İmparatorluğu’ndan bilinen en önemli yazıtlı anıtlardan biridir. Hitit Kralı IV. Tudhaliya’nın Güneybatı Anadolu’ya, özellikle de Likya bölgesine yaptığı askeri seferleri destanlaştırarak Luvi hiyeroglifleri ile kireçtaşı bloklar üzerinde anlattığı kutsal pınar anıtıdır bu. Yalburt Anıtı’nın ortaya çıkması ve yayınlanarak arkeoloji ve eskiçağ tarihine kazandırılması ile birlikte, bu çalışmalardan çok önce, 19. yüzyıl sonlarında, bir Avusturya-Macaristan heyetinin bölgeye yaptığı araştırma gezisinde aynı bölgede tespit edilen bir başka Luvice yazıt da birden hatırlanıvermiştir. Yalburt Anıtı’nın 20 kilometre kadar güneyinde Kadınhanı’nın Köylütolu Yayla Köyü tarla arazisi içinde, M. Sokolowski adlı Polonyalı filolog tarafından 1885 yılında tespit edilip yayınlanan Hiyeroglif Luvice Köylütolu yazıtı, bugün Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde muhafaza edilmektedir. Kireçtaşı bir su teknesi üzerine işlenmiş olan Köylütolu yazıtı, bu mahalde Büyük Büvet adıyla anılan yığma toprak baraj yapısı ile ilişkilendirilmiştir.

Yalburt Pınarı’nda bir Hitit kralı, Tunç Çağı, soğuk sular ve Anadolu peyzajı
Peri Johnson, Müge Durusu-Tanrıöver, Ömür Harmansah