Malazgirt Urartu yazıtı ilk olarak bir Osmanlı mühendisi tarafından alınan kopyasına dayanarak Fransız Asurolog Jean Vincent Scheil tarafından 1896 yılında yayınlandı. İçeriğinden bir tapınağa ait olduğu anlaşılan inşa yazıtı olduğu anlaşılıyordu. Yazıt daha sonra Sandalgian’ın 1907 yılında yayınladığı Urartu yazıtları corpusunda değerlendirilmiştir. Ancak yazıt 1901 yılında H. F. B. Lynch tarafından yerinde incelenerek yeniden değerlendirilmiş ve daha sonra da başka araştırmacıların yayınlarına da konu olmuştur.

Bir yapı taşı olduğu anlaşılan blok ortadan kaybolduktan sonra 2010 yılında bir vatandaşın inşaat çalışması esnasında Malazgirt Kalesi’nin dışında, kuzeydoğu surları yakınında yeniden ortaya çıkarılmıştır. Buluntu yerinde incelendikten yazıt Van Müze Müdürlüğü’ne nakledilmiştir.

Üzerinde yazıtın yer aldığı granit taş blok 138 santim uzunluğunda 56 santim yüksekliğinde ve 48 santim kalınlığındadır. Dikdörtgen yapılı taşın bir ön ve bir yan yüzünde dokuzar satırlık çivi yazısı bulunmakta olup diğer iki yüz ise boş bırakılmıştır. Satır genişlikleri yaklaşık beş buçuk santimdir.

Yazıtın çevirisi şu şekildedir:

“Tanrı Haldi’nin gücü sayesinde, Efendi Tanrı Haldi’ye İşpuini oğlu Minua, bir su-si (tapınak) inşaat etti. Mükemmel bir şekilde bir kale inşa etti. İşpuini oğlu Minua, güçlü kral, büyük kral, Şura Ülkesi Kralı, Biaini Ülkesi kralı, krallar kralı, Tuşpa şehrinin beyidir. Tanrı Haldi’nin gücü sayesinde İşpuini oğlu Minua bu su-si’yi inşa etti.”

Malazgirt Urartu yazıtı içeriğinden Urartu Kralı Minua’ya (MÖ 810 – 785) ait olduğu anlaşılan yazıtta bir tapınak ve bir kale yapımından söz edilmektedir. Dolayısıyla bu yazıtın bir inşa yazısı olduğu ve tapınağın herhangi bir duvarında yapı taşı olarak kullanıldığı anlaşılmaktadır. Ancak tapınak ve kalenin nerede olduğu konusu belirtilmemiştir.

Kaynakça: Biber, H. (2018). In H. Biber, Muş İli Arkeolojik Yüzey Araştırmaları 2009-2014 (pp. 207-208). İstanbul: Hiperlink Yayınları.

Yakındaki Yazıtlar