W.M. Leake tarafından 1800’de keşfedilen anıt, Phryg mimarisine özgü bir çalışma olarak birçok gezgin tarafından incelenmiştir. Charles Texier tarafından 1834 yılında gravürü çizilen, üzerindeki uzun kitabeden dolayı “Yazılıkaya” adı verilir. Texier anıtı şöyle anlatır: “Yaylanın üç mil kadar uzağında ve batı tarafında, kuzeye, güneye uzanan ve bütün tepeleri ormanlarla örtülü bulunan büyük bir vadinin içindedir. Filolojinin çözemediği bu eski yazıları korumak için güya tabiatın özel şekil hazırladığı zannedilen, bu kayanın bakan kişiler üzerinde oluşturduğu etkiyi tarif etmek zordur. Etrafında bulunan her şey ahenk içindedir ve yerin sert ve vahşi görüntüsü, kayaların hoş resmi, ovanın yeşil zemini üzerinden fırlayarak somutlaşır”.

Anıtı gören ilk gezginlerden biri olan Ramsay Midas anıtından çok etkilenmiştir. “ Phrygia’da başka hiçbir şey olmasa bile bu anıtın görülmeye değer” olacağını söyler. Midas şehrinin kayalık platosuna işlenmiş olan bu anıt, gökyüzünün karşısına şiddetli bir şekilde durur. Phrygia’nın yüksek bölgelerinde gözüken yoğun kaya anıtları bölgenin doğal yapısının özelliği sonucu olmuştur. Bu anıt Midas Şatosunun kayalar üzerine yansıtılmış halidir, açık gökyüzüne karşı durur. Yine ilk gezginlerden olan Steuart: “Bu olağanüstü anıtın görüntüsü bana nadiren hissettiğim tarif edilemez zevk hissi doldurdu” der.

Yönü; doğuya doğru bakan anıtın yüksekliği; 17 m; genişliği; 16,5 m; yerden yüksekliği ise 1.20- 1.80 m’dir.

Anıtın yapıldığı tüf kütlesi 21 m x 22 m x 7 m boyutundadır. Areyastis Anıtı’nda yapıldığı gibi kaya oluşumundaki eğimin avantajından yararlanarak ilk olarak anıtın işleneceği yüzey düzleştirilmiştir. Böylece, anıtın üst ve sol yan konturunu takip eden doğal bir çerçeve oluşturulmuştur.

Haspels, anıtın görünüşünü şöyle anlatır: Cephe her ışıkta muhteşem görünür. Sabah güneşi anıta vurduğu zaman, yüzeyi kehribar rengi, kahverengi, parlak ve canlı; öğleye doğru, dekorasyon keskin bir biçimde tüm ayrıntıları ortaya çıkar. Akşamları koyu gri, ay ışığında yumuşaktır. Doğuya dönük olarak yapılan, hemen hemen tüm Phryg cephe anıtları gibi, şafağın ilk görüntüsünü yakalar ve bu ışık en çok bizi etkileyen şeydir. Phryg anıtlarının mümkün olan her yerde, yükselen güneşe doğru yapılması kesinlikle tesadüf değildir.

Phryg fasadlarının en büyüğü ve görkemlisi olan Yazılıkaya / Midas Anıtı’nın çatısı orta derecede eğimli beşikçatılıdır. Akroteri iç içe geçmiş karşılıklı iki daire parçasından oluşur. Günümüzde hava koşullarından dolayı aşınmış durumdadır. Alınlığı kabartma baklava motifi dizisi ile bezenmiştir. Cephe duvarı kalın bir çerçeve içine alınarak yapılmış olup; 12.50 m. x 16.50 m. ölçülerine sahiptir. Duvar yüzeyi iki bölüm halinde yapılmıştır. Birinci bölüm, rapport tekniğiyle yerleştirilmiş geometrik motiflerle bezenmiştir. İç içe geçen dikdörtgen ve karelerin kombinasyonundan oluşur. Boşluklar ise, büyük kabartma biçiminde yapılmış haç motifleri ile doldurulmuştur. İkinci bölümde ise dikey kabartma bantlarla sınırlandırılan niş çerçevesinin her iki yanındaki boşluklara üstteki ana motiften birer tane yerleştirilmiştir.

Anıtın nişi; 2. 32 m x 2. 41 m x 1. 02 m ölçülerine sahiptir. İki kademeli çerçeve ile çevrilmiş olup, iki çerçevenin üst köşelerinde ahşap hatıl uçlarını simgeleyen dikdörtgen çıkıntılar yapılmıştır. Nişin tavanın orta kısmında kare bir yuva vardır. A. Gabriel, Aslankaya ve Kapı Kaya anıtlarında olduğu gibi ayakta duran tanrıça heykelin tüfe oyulmayıp, bronz çubuklarla nişin zeminine ve tavanına sabitlenmiş olması gerektiğini söyler. Anıtın sol üst kısmında, düzleştirilmiş ana kaya üzerinde soldan sağa doğru yazılmış olan yazıt vardır.

ATES: ARKİAEVAİS: AKENANOGAVOS: MİDAİ: LAVAGTAEL: VANAKTEİ: EDAES

G. Huxley tarafından çevrisi şu şekilde yapılmıştır:
“ARKEAVAS’IN OĞLU, AKENANOLAS’IN TORUNU, BUNU LAWAGETAS, KRAL MİDAS İÇİN YAPTI.”

BABA: MEMEVAIS: PROITAFOST KFİ NA EPOS: SİKENEMAN: EDAES

Texier; Albay W. M. Leake tarafından keşfedilen anıtın, Midas’ın Mezarı olduğunu söyler. Sonuç olarak yazar, nişin bir cesedi koruduğunu varsayar ancak ilkel durumda boşluğun büyük bir taş plaka ile kapatıldığını düşünür. Bu hipotezler herhangi bir belirli gerçeğe dayanmamaktadır.

Yazılıkaya’da kazı yapan Gabriel ve Haspels, anıtın önünde sütunlu bir galeriye ait ana kayaya oyulmuş taban ve 4 adet sütun kaidesi ortaya çıkarmışlardır. Anıtsal fasadın, üzeri açık bir avlu ve sütunlu galeriden oluşan, Ana tanrıça Matar’a adanmış büyük bir açık hava kült kompleksi olduğu görüşündedirler.

Yazılıkaya / Midas Vadisi Yüzey Araştırmaları


Birinci Yazıt

Alınlığın sol üst kısmında, düzleştirilmiş ana kaya üzerinde yer almaktadır. Alınlığın sol köşe hizasından başlayarak akrotlere doğru kavisli bir şekilde soldan sağa doğru yazılmıştır. 11 m uzunluğundadır. Harf boyları 0.45 m – 0.40 m’dir. Yazıtta Ates ve Midai sözcükleri de görülmektedir. 

İkinci Yazıt

Anıtın sağ yan çerçevesi üzerindedir. Soldan sağa doğru yazılmıştır. 4.75 m uzunluğundadır. Harf boyları 0.25 m’dir.

Üçüncü Yazıt

Anıtın solundaki nişin içinde bulunan yazıt, nişin sol duvarından başlar, arka duvarı ve sağ duvarı üzerinde devam eder. 4.45 m uzunluğundadır. Harf boyları 0.40 – 0.45 m’dir.

Eskişehir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü


Yakındaki Yazıtlar