Karatepe Geç-Hitit kalesi (Aslantaş olarak da bilinir) Osmaniye ilinin Kadirli ilçesi yakınlarındadır. 1946 yılında Prof. Helmut Bossert ve Dr. Halet Çambel tarafından keşfedilmiştir. İlk kazıları Bossert ve Prof. Bahadır Alkım yapmış, Çambel onlardan sonra devam ettirmiştir.

Kaleyi, MÖ 8. yy.’da Adana ovasının hükümdarı olan Azativata, kuzeyden gelecek savaşçı gruplara karşı bir sınır kalesi olarak yaptırmış ve Azativataya adını vermiştir. Kaleyi güneydeki ovalardan başlayıp iç Anadolu düzlüklerine uzayan kervan yolu batıdan, Ceyhan nehri (antik dönemdeki adı Pyramos) – şimdi Aslantaş Baraj gölü – ise doğudan kuşatır. Kalenin yüksek kulelerle çevrili ‘T’ şeklinde planlanmış iki anıtsal kapısı vardır. Her iki kapıda da iki kule arasındaki geçitte, bazalt kaya üzerine oturtulmuş dikey mil üzerinde dönebilen iki kanatlı ahşap kapıdan sonra yer alan sağlı sollu iki odayı geçerek kaleye girilir. Güneybatı kapısının iç tarafındaki kutsal alanda çift boğalı kaidesi üzerinde Fırtına Tanrısı heykeli yeralır. Heykel restore edildikten sonra özgün yerine dikilmiştir. Girişteki iç duvarlar aslan heykelleri ve sfenksler ile bazalt bloklara oyulmuş, kültürel, mitolojik ve günlük yaşamdan sahnelerin tasvir edildiği rölyef ve yazıtlarla bezenmiştir. Her iki kapıdaki bazalt stel ve kabartmalar üzerinde hem Fenike dilinde ve hem de Luvi hiyeroglifi ile yazılmış bir kitabe vardir. Aynı metin Fırtına Tanrısı heykeli üzerinde de Fenikece tekrar edilmiştir. Yazıt bu dillerdeki bilinen en uzun ikidilli metindir ve Luvi hiyerogliflerinin çözülmesinde önemli rol oynamıştır.

“Deniz Kavimleri”nin istilası (MÖ 1200 civarı) sonucu Hitit İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra Toros dağlarının güneyinde Malatya (Aslantepe), Sakçagözü, Maraş, Karkamış, Zincirli gibi küçük Geç Hitit devletleri türemişti. Bir kaç yüzyıl sonra bu şehir devletleri de birer birer Asurlular tarafından fethedilmişler ve ortadan kaldırılmışlardır. Asativata’nın hükümdarlığı da bu döneme rastlamaktadır. Onun kalesi de büyük bir olasılıkla ya MÖ 720’de V. Shalmaneser veya MÖ 680’de Esarhaddon tarafından yağmalanarak, yakılıp yıkılmıştır.

Azatiwata’nın Söylemi*

*Luvice yazıtın Annick Payne’e (Iron Age Hieroglyphic Luwian Inscriptions, Atlanta, 2012: 20-42) ait İngilizce tercümesinden çevrilmiştir.

Ben Azativadas’ım, Adanava hükümdarı Avarikus’un yücelttiği, Güneş tanrısının adamı ve Tarhunza’nın (Fırtına Tanrısı) hizmetkarı. Tarhunza beni Adanava kentinin anası ve babası yaptı ve ben Adanava kentini geliştirdim. Adanava ülkesini genişlettim, hem batıya, hem de doğuya doğru, ve benim günlerimde Adanava kentinde refah, bolluk, ve zenginlik vardı. Pahara’nın tahıl ambarlarını doldurdum; ata at kattım, orduya ordu, kalkana kalkan, herşeyi Tarhunza ve tanrıların (yardımıyla).

Kibirlilerin kibirlerini kırdım, ülkedeki tüm kötüleri ülke dışına attım. Efendimin evine yararlı oldum, efendimin ailesi için herşeyi yaptım. Onların babalarının tahtına oturmasını sağladım. Bütün krallar da adaletim, bilgeliğim ve iyiliğimden dolayı beni babaları olarak kabul ettiler.

Kötü kişilerin, Muksas’ın evine itaat etmeyen soyguncuların olduğu bütün sınırlarımda sağlam kaleler kurdum. Ve ben, Azativadas, hepsini ayağımın altına aldım. Oralarda yeni kaleler kurdum ki Adanava barış içinde yaşasın. Ve batıda benden önceki kralların fethedemediği güçlü kaleleri fethettim. Onları ben, Azativatas, fethettim ve onları aşağı getirdim ve sınırlarımın doğusuna doğru yerleştirdim. Böylece oraya Adanawalıları yerleştirdim.

Ve benim günlerimde Adanava sınırlarını hem batıya hem doğuya doğru ve hatta önceleri korkulan, erkeklerin bile ıssız yollarında yürümeye korktukları yerlere genişlettim ki benim günlerimde kadınlar bile iğlerini çevirerek (rahatça) gezinmektedir. Benim günlerimde bolluk, zenginlik ve refah vardı ve Adanava şehri ve Adanava ülkesi huzur içinde yaşıyordu.

Ben bu kaleyi kurdum ve ona Azativadaya adını verdim. Çünkü tanrılar Tarhunza ve Runtiya benden bu kaleyi yapmamı istedi ve [Tarhunza’nın … (yardımıyla)] onu inşa ettim. Benim zamanında […]. Bu kaleyi inşa ettim ve oraya Tarhunza’yı … yerleştirdim. Bütün nehir ülkeleri onu yılda bir öküz, hasat zamanı bir koyun, bağ bozumunda bir koyun adayarak onurlandıracaklar. O da Azativadas’a sağlık ve yaşam bahşetsin ve onu bütün kralların üstüne yükseltsin. Yüce Tarhunza ve bu kalenin tanrıları Azativadas’a uzun günler ve pek çok seneler ve bol zenginlik versin, ve onu diğer bütün krallara karşı muzaffer eylesin. Böylece bu kale Tahıl tanrısı ve Şarap tanrısının (evi) olsun. Ve böylelikle, bu ülkede yaşayanlar koyunlara, sığırlara, yiyecek ve şaraba sahip olsun. Bize bolluk yaratsınlar ve büyük başarılar sağlasınlar, ve Tarhunza ve tanrıların (yardımıyla) Azativadas’a ve Muksas’ın evine bolluk versinler.

Ve eğer (bir gün) krallardan biri, veya isim yapmış bir adam şöyle derse: “Azativadas’ın adını bu kapıdan sileceğim ve kendi adımı kazıtacağım,” veya bu kaleyi kıskanır ve Azativadas’ın yaptırdığı bu kapıları “Bu kapılar benim olacak ve (üzerlerine) kendi adımı yazacağım,” diyerek kapatırsa, veya kıskançlıkla onları kapatırsa, veya kötülük veya fesatlığından bu kapıları kapatırsa, göklerin tanrısı Tarhunza, göklerin Güneş tanrısı, tanrı Ea ve bütün tanrılar o krallığı, kralı ve adamı yok etsin! Gelecekte, Azativadas’ın adı güneşin ve ayın adı gibi ilelebet yaşamaya devam etsin!

Hitit Anıtları – Karatepe Aslantaş İki Dilli Yazıt
Tayfun Bilgin